24 Mart 2014 Pazartesi

Ad koyunca büyüsü bozulur diye ; İsimsiz, izinsiz, içinden sev beni... Yada nefret et benden...

20 Ağustos 2012 Pazartesi

...

Nefesine dikkat et; Genelde boğulma oluyor Damlanın suda bıraktığı izdeki yansımaların peşisıra düşülecek engin yolculukların fütursuz yalnızlığında soruguladım senin enginsiz düşlemlemelerini.Peşisıra düşülmüş ardışık pencerelere.Ve senin gözlerinde bir buğu,belki özlemlerken hayatın yortusunu. İlk sen değmişsin gibi kırılan bardağın kıvrımındaki yansımalara,ilk senmişsin gibi düşlemlerken özlemleri,ben suyun öte yanında belki bir hasrettim belki de bir Özlem, düşüverdim senin...senin fark etmedigin hercai güllerin kokusuydu ve selaya durduğunda delikleri ruhumun... Tam sürgün manolyalar uslandı derken elzem halleri meydanda sek sek oynuyordu oysa... oysa ne güzel yoldun,yolculuktun sen... asmalarıydın kalemimin silgi kokan heceleri...

Yumuk Düşler...

Kızgınlıkların ötesinde burukluklar..aslında biz değildik içten dışa ölçülen zamanların yitik,türkü kıtalarındaki kar bulutlarının yoğun dost ellerinin tuttuğu yumuk düşlerdeydik bilerek ki ama yine de kendimizi yakalarken dolunayın sımsıcak uğultusunda penceresiz karışımlarda.Ve yanıyordu ışıklar,daha sabah olmamıştı ki içimizdeki ekmek kokusunu salmamız için ezan beklentisinin onulmaz av mevsimi... şimdi böyle bir ışık gördün mü sen hayatındaa...

17 Ağustos 2012 Cuma